WEBVTT
Kind: captions
Language: tr

00:00:00.000 --> 00:00:00.850
ALİ DİNÇ

00:00:00.860 --> 00:00:08.360
The Matrix filmi, neo karakterin Matrix adı verilen yansıma bir evrende yaşadığı distopik bir geleceği izliyor.

00:00:09.100 --> 00:00:16.600
Film, simülasyonla ilgili felsefi fikirleriyle ünlüdür ve bu fikirlerin orijinal olarak farklı yazarlara atıfta bulunur.

00:00:17.410 --> 00:00:21.869
Ancak öne çıkan özelliklerden biri, Baudrillard simulacra ve simülasyon çalışmasıdır.

00:00:22.660 --> 00:00:26.580
Filmden 18 yıl önce 1981'de yazılmıştır.

00:00:27.580 --> 00:00:31.400
Ama 20 yıl sonra, simülasyon tartışılacak kadar ünlendi.

00:00:31.900 --> 00:00:36.940
Bu, büyük olasılıkla günlük yaşamlarımızda simülasyonla çevrilmemizden kaynaklanmaktadır.

00:00:37.700 --> 00:00:41.760
Bir simülasyonda mı yaşıyoruz? Bana şimdi söyleyin, lütfen.

00:00:42.040 --> 00:00:43.080
Çekimdeyken söyleyin!

00:00:43.080 --> 00:00:43.980
Sana kötü haber vermek istemem.

00:00:43.980 --> 00:00:50.340
Neil DeGrasse aslında simülasyonda yaşyor olabileceğimiz gerçeğiyle en zayıf zihinleri uçurabilir.

00:00:50.660 --> 00:00:52.680
Tyson'un bu noktasını tekrar ele alacak olursak

00:00:52.940 --> 00:00:57.600
bilgisayarlar zaten video oyunlarında simüle edilmiş dünyalar oluşturabilir

00:00:58.120 --> 00:01:02.360
ve bilgisayarların sadece on yılda ne kadar geliştiğini görmek

00:01:03.120 --> 00:01:05.360
bunu zamanımızla karşılaştırmamıza yol açıyor.

00:01:05.360 --> 00:01:11.600
Sonunda bir evreni simüle edebileceğimiz fikri çılgınca gelmiyor.

00:01:11.720 --> 00:01:17.040
Bunun etrafına zamanın perspektifini koyarken simüle edilmediğimizi söylemek de ne ?

00:01:17.830 --> 00:01:20.549
Yüzyüze geldiğimiz ihtimallerin gerçekliği milyonda birdir.

00:01:21.070 --> 00:01:25.830
Bir çok filozof gerçeklik fikri üzerinde uzun süre kafa yordu.

00:01:26.170 --> 00:01:30.089
Ama en ünlü örnek Plato'nun Mağa alegorisi

00:01:30.660 --> 00:01:35.100
Matrix içeriğini neredeyse tamamen bu kavramdan alır. Aşağıda ki gibi işler

00:01:35.100 --> 00:01:36.240
FORTNİTE PROSU ALPER -PUCCANİS-

00:01:36.420 --> 00:01:40.100
Doğduklarından beri bir mağarada zincirli mahkumlar hayal et.

00:01:40.110 --> 00:01:45.479
Tamamen hareketsizler ve sadece önlerindeki duvarı algılayabiliyorlar.

00:01:45.520 --> 00:01:49.439
Bu duvarda mahkumların arkasındaki şeritten gölgeler yansıtılıyor.

00:01:50.170 --> 00:01:56.339
Duvardan gelen yankı sebebiyle,Mahkumlar bu seslerin gölgelerden geldiğini sanıyorlar.

00:01:56.799 --> 00:02:01.559
Duvardaki gölgelerin bu yansıması mahkumların gerçeklik algısıdır,

00:02:02.140 --> 00:02:04.140
Algılayabildikleri andan beri.

00:02:04.329 --> 00:02:10.049
Ancak bir mahkum kaçtı ve sonunda gerçeklik algısı bozuldu.

00:02:10.750 --> 00:02:15.750
Tıpkı Neo' nun kendisini bulduğu simülasyon gerçekliğinden kaçması gibi.

00:02:16.510 --> 00:02:18.690
Neo Matrixde yaşadığını söyleyemez.

00:02:19.209 --> 00:02:26.069
En azından kırmızı hapı alana kadar.

00:02:26.069 --> 00:02:30.659
Filmin içeriğinde ve Neo'nun bilincinde Matrix süper bir gerçeklik

00:02:31.150 --> 00:02:34.980
Tanım gereği gerçekliği bir gerçeklik simülasyonundan ayırt etmek için bilinçsiz yetersizlik

00:02:35.170 --> 00:02:39.839
Neo kopya bir dünyada yaşarken eski dünya harabe ve unutulmuş halde.

00:02:40.780 --> 00:02:45.420
gerçeğe dönüşen simülasyon evreni fikri eski bir kurgu çalışması sayesinde,

00:02:46.080 --> 00:02:49.220
Baudrillard tarafından açıklanan    simülasyonda ve taklit dünyasındadır.

00:02:49.720 --> 00:02:57.120
Bu Luis Borges tarafından yazılan bir masal. Borges'ın masalı haritacıların onun topraklarını öğrendiği bir imparatorluğu anlattı.

00:02:57.519 --> 00:03:02.939
Öyle ki harita imparatorluğun büyüklüğünü kapladı ve onunla mükemmel bir şekilde örtüştü.

00:03:03.190 --> 00:03:10.169
Bu hikayede önceki nesil,ne kartografi çalışmasındaki ne de haritaların kendisindeki önemi görmedi.

00:03:11.019 --> 00:03:18.659
İmparatorluk zamanla parçalandı haritalar gibi.Ama çöllerin hala algılandığı imparatorluğun batısı

00:03:19.359 --> 00:03:26.699
hayvanlar ve dilenciler tarafından yurt tutulur, çöllerin haritası karışır ve o simulacra şeklini aldı.

00:03:27.160 --> 00:03:30.149
Baudrillard bölgenin önünde harita olduğuna,

00:03:30.220 --> 00:03:35.339
ve gerçek bir model olmakla birlikte artık bir köken veya gerçeklik olmadığına dikkat çekti.

00:03:44.859 --> 00:03:46.859
Eğer nitpicky olmak istemiyorsan

00:03:46.859 --> 00:03:49.049
Marpheus şunu demeliydi...

00:03:49.690 --> 00:03:54.660
The matrix gerçekliğin tasviri şey-de-ne ? boşverin !

00:03:55.540 --> 00:04:02.849
Baudrillard'a göre biz zaten bir süper gerçeklikte yaşıyoruz.(Tekrar tanım gereği gerçeklik ile gerçeklik simülasyonunu birbirinden ayırmak için bilinçsiz yetersizlik.)

00:04:03.370 --> 00:04:10.560
Öyle ki simülayon veya simulacron en çok teknoloji ile ilgili

00:04:11.709 --> 00:04:18.659
Simülasyon bizim fiziksel limitlerimizin ötesinde uzayda yer kaplayabilir.Bizim için zaten var olan şey gibi : PARA

00:04:19.539 --> 00:04:23.309
Baudrillard simulacrayı orijinal olmayan kopya olarak tanımlar.

00:04:24.280 --> 00:04:26.280
para denen şeyin değeri altınla karşılanırdı

00:04:26.280 --> 00:04:30.350
altın 1970'e kadar standart kaldı. Ama kaldırıldığında(Para onun yerini tuttu)

00:04:30.870 --> 00:04:34.910
Para kendi gerçekliğini orijinalliği olmayan kopya olduğu günden beri yerine getiriyor

00:04:35.640 --> 00:04:37.590
ve işte bu simulacrum.

00:04:37.590 --> 00:04:41.360
Bu bizim kanunlarımız tarafından kontrol ediliyor. Ama daha önemlisi inançlarımız tarafından

00:04:41.880 --> 00:04:48.290
Para var çünlü biz ona inanıyoruz.Gerçekte Baudrillard'ın objetifinden bir simülasyona bakıldığında,

00:04:48.420 --> 00:04:50.629
süper gerçeklikle çevrili olduğunu görüyoruz.

00:04:51.540 --> 00:04:57.020
Süper gerçeklik herhangi birinin gerçek şeklini alan bir insan olabilir ve onu kendi yapar.

00:04:57.900 --> 00:05:05.779
Örneğin Youtube çoğu zaman içerikçiler için güvenilir bir platform olarak görülür. Paylaştıkları şey gerçekliğin yansımasıdır.

00:05:06.750 --> 00:05:09.980
Ve bir noktadan sonra yansıma gibi gelmemeye başlar

00:05:10.410 --> 00:05:12.410
Eğer bir izleyici,

00:05:12.410 --> 00:05:14.410
bizim gerçeklik yansımalarımızı gerçek olarak algılarsa,

00:05:14.410 --> 00:05:16.410
kendi hayatına mal eder.

00:05:16.410 --> 00:05:18.410
Sonra onların gerçeklikleri süper gerçek olur.

00:05:20.520 --> 00:05:27.199
Tıpkı Neo'nun gerçekliği Matrix sayesinde süper gerçek, bizim gerçekliğimiz ise kendimiz sayesinde süper gerçek olduğu gibi.

00:05:28.770 --> 00:05:33.349
yani belki de soru şu olmamalı:Biz gerçeklikte mi yaşıyoruz veya

00:05:33.620 --> 00:05:38.600
Gerçekliğimizi korumak için ne yapabiliriz. Gerçek olmama olasığı olsa bile

00:05:38.700 --> 00:05:40.700
morhpeus: gerçek olan ne ?

00:05:40.700 --> 00:05:42.700
Morpheus: gerçekliği nasıl tanımlarsın ?

00:05:42.700 --> 00:05:45.360
MUSA ABİ ADAMDIR DİYEREK

00:05:45.360 --> 00:05:47.040
AYI TAKİBİ

